yazacağım her sözcük,
bana olmuş basamak..
belkide alın yazım
arıyorken susamak....
öyle suya hasretim
catlayan toprak gibi,
rüzgarın önündeyim
sararan yaprak gibi...
gök kubbenin altında,
sevgi öksüzü yetim...
bir gün toprak olacak,
bütün kemiğim,etim..
ıssız dağın başında,
kimsesiz sessiz mezar....
sözcükler param parca
ebedi susmuş yazar....
akdevrim.16.01.2007.istanbul.Atatürk hava limanı..
ateşe düşen bilir,
potada pişen bilir..
ben neyim ne değilim
kalbimi deşen bilir...
sis çökmüş istanbula,
yayılmış sağa sola...
Tanrı verdiği derdi,
vermesin hiç bir kula...
akdevrim.17.01.2007.istanbul.Atatürk hava limanı....
aklım vurduğun dayakta...
ben karayım gözüm akta...
bekliyorum bu durakta..
bir türlü gelmez dolmuşlar...
bıktım ödemekten diyet,
boşa çıktı bütün niyet,
çekip gideceksen şayet..
beni hiç almaz dolmuşlar...
dal budak ver şiirimde....
hiç olma benim yerimde...
mas mavi gözlerimde...
sanki sevdayı yolmuşlar...
gercek bile yalan olur...
kalplerimiz talan olur...
bizi farklı bulan olur..
güller saksıda solmuşlar...
akdevrim.17.01.2007.istanbul...
havada bulut var yerler ıp ıslak...
sevginin göz yaşı dükülür yere..
görmeyen gözü var,duymayan kulak...
mateme bürünür bütün daire...
kalbime saplandı attığın kanca...
kacsam kurtulamam,gelsem bulamam...
intihar edeyim verin tabanca...
daha fazla dertli burda kalamam...
akdevrim.17.01.2007.istanbul.
varacağım son nokta,
kilitlenmiş bir sandık...
tanıyanlar ayakta...
bir koşuşturma yandık...
akan bir insan seli
gözler sanki kayıkta...
çok sevdiğim kalemim,
kitabım,kağıtlarım,
tuttuğum tutacağım,
uhdemde ağıtlarım...
hepside hancerlenmiş...
kan dolu dört duvarım...
ölüm sessizliğ var...
kapıyı acık tutun...
geri dönüşü yoktur,
gideceğim konutun...
akdevrim.17.01.2007.istanbul...
bundan böyle harflerin,
birer zehirli kurşun
olduğunu anlatın...
yüreğimi kanatın...
mekaniı varlık gibi
yokluk ve darlık gibi...
istenmeyen nesneyim...
demir bir kafesdeyim...
dilek ve temenniler,
aranılan ninniler...
çok gerilerde kaldı...
akdevrim.17.01.2007.istanbul...
itiraf..
bir kadındı dün gece odamı
aydınlatan...
dünyadaki her şeyş benim için
unutan...
istedim şiir oldu,
çağlayan nehir oldu...
sevgi denizlerini tek başına
besleyen..
yazdığım her sözcüğü cocuk gibi
süsleyen....
beynimin kıvrımları,
nakış nakış işlendi...
her bakışında sanki,
göz bebeğim dişlendi...
hülyalarıma damga,
vuran bir Tanrıcaydı..
ölümsüz bir goncaydı...
bana şiir yazdıran
manevi gücüm benim...
varlığına armağan,
yaşadıkca bedenim...
akdevrim.istanbul...
yaptıklarım arkadaş,
devede kulak kalır...
hani ya uysaldım ben,
gardiyan beni alır...
bilmem bu nasıl kantar,
neye göre ne tartar...
zindanların içinde
ganım efkarım artar...
demir kapı taş duvar,
bana arkadaş duvar...
kaç mevsimdir veririm,
burada savaş duvar...
senin ruhun duyar mı..?
anlayan beni anlar...
ha geldi ha gelecek...
az sonra gardiyanlar...
akdevrim.20.ocak.2007.istanbul....
çökmüş birden üstüme,
ölüm sessizliği var...
ötenin ötesine,
gitmek için taş duvar...
düşünceye duyguya ,
burda arkadaş duvar...
adres mi sorar kurşun,
acımadan sıkarsın...
bir bedeni yıkarsın,
bir ocağı yakarsın...
bakarsın sokakları,
öfkenin seli alır...
bilmem sana ne kalır...?
akdevrim.21.01.2007.istanbul...
birden kalbime düşen,
kimliğimle örtüşen...
sevgidaşım nerdesin...?
bu gece yağmur yağdı...
acılar yeni sağdı...
arkadaşım nerdesin....?
unuttun umutları...
bıraktın birden öksüz...
akdevrim.21.01.2007.istanbul...
dokunduğum her sözcük,
hancerlenmiş,şişlenmiş....
nasıl beni anlatsın...
damarımda kan diye,
sanki acı dolaşır....
elimden bir şey gelmez,
ta kalbime ulaşır...
kim demişki yaşamak,
tırmandığım basamak...
boynum kıldan incedir....
istersen çek vur dayak
yada ateşinde yak...
ben her zaman böyleyim..
akdevrim.21.01.2007.istanbul....
--------------------
..........s i t e m........................
beni benden aldılar...
sandım senden aldılar...
bir başkayım bu gece...
duvarda saat durmuş...
karanlığın kalbine,
sevdam damgayı vurmuş.....
kim demiş güneş doğar...
sevi yağmuru yağar...
kimliğini kaybeden,
bir bedenin üstüne...
dokunduğum sözcükler...
bilmiyorum ne bekler...
sanki saatli, bomba...
akdevrim.21.01.2007.istanbul...
seni özlüyorum...
elma ağacında cicek acarsın...
petekde bal,
renkde alsın...
sonrasımı ..?
bırak bana kalsın....
........akdevrim.............
duygusuz mermer gibisin,
ne kurşun işler,
nede düşler
yola alır seni....
çıkmaz sokakda öldü hayalşlerim...
ve ben ,
ben değilim...
akdevrim.23.01.2007.istanbul...
adres sormayan kurşun gibisin...
baktın,
yıktın,
yaktın...
ve...
gittin...
akdevrim.24.01.2007.istanbul..
sözcüklerde ağlar bir insan gibi,
acıdan ve dertden alır nasibi...
gece biter gün,
gün biter gece...
bir bakış
sende donar gizlice..
akdevrim.26.01.2007.istanbul..
hani ya gerceksin şimdi gün gibi...
bitmeyen değişmez duygu sahibi...
dünya kurulalı aşkın tabibi
kendine careyi bulmuş sanarsın...
anlatamaz sazda,sözde istersen...
yüreğinde yanan közde istersen...
kalbini çıkarıp eline versen...
caremi olacak öyle yanarsın...
akdevrim.26.01.2007.istanbul...
hainliği sözcükler,sanki senden öğrenmiş...
acımasız olarak kalemime direnmiş...
şiirimin üstüne,birde göz yaşım sinmiş...
okuyupta hiç beni anlayabilir misin...?
sevgi denizlerinde gelde balık tutalım...
acı,kanlı geçmişi beraber unutalım...
çeyrek kalan ömüre bir aşkı tanıtalım...
yağmur diye buluttan damlayabilirmisin..?
akşam olmakta günler,ruhum derin yaralı...
gündüzüm gece gibi sen uzakta duralı...
çoktan alıp tüymüşler petekde olan balı...
bitmeyecek hasreti sonlayabilirmisin...?
akdevrim.26.01.2007.istanbul....
harmanla toprağı sevdayım aşkım....
ellerim üşümüş dudağım catlak...,
yokluğu boş verdim,sensizlik yıkım...
kayan yıldız gördüm ben ağlayarak...
ne gelen ne giden olmaz yanıma..
birden giren girmiş sanki kanıma..
akdevrim.26.01.2007.istanbul...
sözcüklere anlamı acı çekip yükledim,
elimde kalem kağıt bir tek seni bekledim..
ne iz,ne emare var her gün bir umut ölür...
yılların hayalleri karanlığa gömülür...
okumaktan yazmaktan,haz duyan bir insandım...
her düşünen beyini çok yakın bir dost sandım...
bilinmeyen adrese sürükler beni kader...
böyle gelmiş bu dünya niçin hep böyle gider...
akdevrim.27.01.2007.istanbul
ne diye bilirim ki...
aşkın bir ateş sanki....
uzun bir gecedeyim..
yıkık bitkin haldeyim....
hain bir sevdam varmış...
yıldızımı kovarmış...
kırık dökük pencere...
aş kaynatmaz mutfakta
bundan böyle tencere....,,
görünmeyen melekler
vurmuş beni zincire..
bu gece tutsağım ben..
akdevrim.27.01.2007.istanbul
sordum bir gün kendime..
acıyarak halime...
niye geldim dünyaya
niye görürüm rüya...
ateş alev kül duman..
gönlüm enkaz yığını...
herkes bir yerden görür,
dostum ağladığını...
hancerlenmiş sözcükler..
yorgun düşen şiire
sözde anlamı yükler...
anlaşılacak diye,
birde okunma bekler...
gün gelmiş birden bire
susumuş artk yürekler..
git gideceğin yere...
akdevrim.28.01.2007.istanbul...
kalemin dili ol ruhumu anlat,
bana yüreğinden sevgini damlat,
ölü bir bedeni yeniden canlat...
sensiz kan revan olmuş bir hayat....
hayatta tek senin kölen olayım,
dizinin dibinde kalan olayım...
hiç üzersem seni talan olayım...
getir uçurama derin yere at...
akdevrim.29.01.2007.istanbul...
..nasıl hasretim bilsen....
..susuzluktan catlamış
..taşlaşan toprak gibi...
..dalından koparılmış,
..sarı bir yaprak gibi...
..bir rüzgarın önünde
..savruldum yerden yere..
...bir ateş gibi yaktın
..kavruldum birden bire...
...hasretliğin kalbine
...bir yıldız gibi aktın...
..şimdi sana hasretim
..elim cebimde yetim...
akdevrim.29.01.2007.istanbul..
karanlık bir gece sen bir kacaksın...
uzaklardasın belli...
benim dudaklarım catlak,
aynaya bakarım ağlayarak....
istesem yatamam
bir el tutamam...
gökte yıldızlarda kaymış...
ay nerede,
belli değil.
çok karanlık gece,
sensiz daha da,
karanlık bunu bil...
akdevrim.29.01.2007.istanbul
umudumdun herşeyimdin sen benim...
hasır oldu çiğnediğin bedenim...
bir tabutun içindeyim gidenim...
boş ver artık ıslanmasın gözlerin...
dönüşü yok gideceğim o yerin...
kazan kazmış toprağımı çok derin...
yatağımı garibana gönderin....
metin olda puslanmasın gözlerin...
akdevrim.30.01.2007.istanbul..
dost dediğim insan vurmuş bir darbe...
kim görürse diyor girmişsin harbe...
zaman zemin kayar gider önümden...
kalan kötülüktür sana zülümden...
yapacağın başka ne var ölümden...?
korkmuyorum şimdi acıda olsa...
gülüşün sadece bir parmak balsa...
akdevrim.31.01.2007.istanbul..
...sen
düşünürken..
ben..
sözcüklerin sesini,
harflerin nefesini,
duyar gibim olurum...
tut bebek ellerimi,
anla hallerimi...
susuz bırakılan
güllerimi...
yeşert
yeniden......
akdevrim.31.01.2007.istanbul...
kalemin dilidir,sevda gülüdür....
ruhumun atlası beni anlatan....
hazin hazin öten tek bülbülüdür...
duygularıma renk verip canlatan..
gök kubbe altında sende yaşarsın...
tek farkımız var ki hızlı koşarsın..
engel tanımazsın birden aşarsın...
bunun için şimdi gerilerdeyim...
akdevrim.01.02.2007.istanbul...
yazılmış bir kere anlıma yazı...
yeteneğim yok ki alayım sazı...
ardımdan koşmakta azgın bir tazı...
tutduğu yerde nalları diktim...
sorma bu hayattan ben neler çektim...?
akdevrim.01.02.2007.istanbul..
umuduma kurşun sıkan bir eldin...
ateşlerde beni yakan bir eldin...
tabutumla gidiyorum sen geldin...
gidişin dönüşü yoktur bilesin...
bütün yaşantınla koca hilesin...
akdevrim.01.02.2007.istanbul....
aşk ta meşk te yalanmış,
kan kırmızı süt beyaz....
saksıda ciçek sulanmış...
hava soğuk ve ayaz...
sen görünmez olmuşsun...
hani ya damarımda,
hayat veren kandın...
hayat sensizde olmuyor...
bunu bilesin...
akdevrim.01.02.2007.istanbul...
öksüz bir hayali taşıdı elim...
sanki bir yarayı kaşıdı elim...
şimdide yaşayan bu ben değilim...
acılar yeniden yaratır beni...
sazda sözde biter bir zaman gelir,
acıdan ölenler hep bunu bilir...
duyguyu anlatan şiir sevilir...
susmayan bir şiir aratır beni...
akdevrim.01.02.2007.istanbul.Atatürk hava limanı...
dört yüzüncü mesajım,
şiir olsun isterim..
bu kacıncı gösterim,
duygularımdan uzak...
dışarı çıkıp baktım,
derinden ağlayarak...
duyan olmadı beni...
duyan yürek yerine...
koyan olmadı beni...
bir hiç uğruna hiçim..
akdevrim.01.02.2007.istanbul....Atatürk hava limanı.
neden kücülür eşya uzakta...?
dünyaya geleli yaşarım şokta...
bu hayat tutuyor beni kızakta...
her şeyi kadere soruver gitsin...
ağlamak mı benim tek karim olmuş...
güneşli günüme acılar dolmuş...
bağımda bahcemde güllerim solmuş...
tetiği çekiver bir hayat bitsin....
sessiz cığlığı,
ayak sesinden,
yari nefesinden,
tanırım...
ne zaman,
ac sefil,gariban görsem....
insanlığımdan,
utanırım...
akdevrim.02.02.2007.istanbul.Atatürk hava limanı...
işim,
aşım,
ve
başım...
şiirde odaklandı...
gözüm bir kadın gördü..
ve kalbim kundaklandı...
uçtu gitti seneler..
bedenimden ruhumdan,
kaybettim neler neler....
sessiz ve yorgun adam...
şimdi köşe başında...
nerde baş sokacak dam...
gelip gecer insanlar..
akdevrim.02.02.2007.istanbul...
bulutun ardında gizlenmiş güneş...
umudun ardında gizlenmiş güneş...
ve her doğuşunda izlenmiş güneş...
oysa şimdi nerde her yer karanlık..?
akdevrim.03.02.2007.istanbul...
yazılmayan ne kaldı..?
yokla dağarcığını...
umuda kin bulaştı...
akla dağarcığını...
dertlerim bini aştı...
sabır katsayım taştı...
ne yaşadım ne öldüm,
ne ağladım ne güldüm..
yaşıyorsam gayem ne..?
isyanım kaderime...
akdevrim.03.02.2007.istanbul..
kacak bir bakış gibi,
azgın kara kış gibi...
çöreklendin gönlüme...
gökte yıldız yerde yar,
zannettim beni duyar...
her ikiside dedi,
çeksin ne varsa hıyar...
bana ağlamak düştü...
acı kalbimi deşti....
akdevrim.03.02.2007.istanbul...
şimdi benden çok uzak,
tutacağım dal budak..
ne yaparsam yapayım,
dostum tek sensin odak...
yıldırımlar yağdıran,
kaldırımlar gezdiren,
ve canından bezdiren
bir aşkın esiriyim...
bir kemik bir deriyim...
özlemin ve hasretin,
ateşle birleştiği,
yüreğimi deştiği...
acılarla yaşayan,
sensiz özürlü olan ,
bir yüreği taşıyan..
duyan bir insanım ben..
gittiğin yerden artık ,
çık ortaya aniden...
akdevrim.03.02.2007.istanbul..
bırak toprak işlensin...
güzellikler düşlensin...
barış kol kanat versin...
güzelim memlekette..
ruhumuzda yoğrulsun,
lekesiz ve gölgesiz..
hak hukuk filiz versin..
kimse yoktur ilkesiz...
sahiden cennet dersin..
kimse kimseyi kırmaz,
kimse kimseyi yormaz..
doğan sanki hukukla
yoğrulmuşta doğuyor...
şeytan vitrinde kukla...
örnek için duruyor...
eli kolu bağlanmıi...
çiğerleri çok kızgın
demirlerle dağlanmış...
sizin için ağlanmış...
şeytanın kol gezdiği,
güçlü olan armudun ,
diğerini ezdiği...
dünyada yaşayanlar..
avukatın,hakimin...
yolunu aşındıran...
hilenin ve çilenin,
en modern kölenin,
nefes alıp verdiği...
insanlık onurunu
ayağına serdiği...
düzende yaşamak ne..
kanayan her yarayı,
boşuna kaşımak ne..
görende mutlu sanır...
içimden kan boşanır...
.................................................
böyle kacışın niye
bulutların ardına..
diyeceğim bir şey yok ,
şöhretine şanına...
her kacışında bizden
karmı kalır yanına...
sen gelince karanlık
nere kacar bilinmez...
bir damgayı vurursan,
o bir daha silinmez...
her gecenin sonunda,
doğsun diye gözlenen...
dünyamızdan izlenen...
güneşi selamladım...
öfkesinden vaz gecer,
belki ısıtır bizi...
artık görünür yapar ,
karanlıkta her gizi....
iste veya isteme,
ifade ediş tarzım..
sade tek bana lazım..
böyle haykırır sazım,
böyle çıkar avazım....
aşım ekmeğim gibi,,
ifade özgürlüğüm ...
bırakın bana kalsın...
her şey sanki vitrinde,
isteyen varsa alsın...
uzak bir dağ köyünde,
doğurmuş beni anam...
nasırlı elleriyle
yoğurmuş beni anam...
alın teri emeği,
taşta pişen ekmeği..
iyi bilenlerdenim...
bizim oralardadır,
bora kar fırtına..
cocukluğumda bindim,
merkeplerin sırtına
şimdi üzülüyorum....
yansız,yönsüz,çıkarsız...
ortak yürekte carpan,
insanı insan yapan...
değerlerle büyüdüm...
ne acıdır arkadaş,
şehirler olmuş kapan...
en güzel duygulara
vurur devamlı tırpan...
acımasız duyarsız,
hisleri yürekleri
yaratılmış ayarsız...
canlı bedenler gördüm
göründüm çıban gibi,
sürüsünü kaybetmiş...
şaşkın bir çoban gibi...
bulamadım kelime,
ağlayan yok halime...
benmiyim yanlış yapan,
niye biçiyor tırpan...
bütün dostlarım için
bir kalbim vardır çarpan...
sevdaya vurdum perçin...
ellerimin içinden
uçtu gitti güverçin...
sevgiyi karanlıkta,
gariban bırakanlar...
geçilecek köprüyü
benzin döküp yakanlar...
baktım ki pişman olmuş
zamana düşman olmuş...
kim demiş ki dostlarım,
aynalara bakılmaz....
bu yokuşlar çıkılmaz....
yıldızlara sevgiler
dünyamızdan çakılmaz....
umuda tutuyorum...
beynimi yutuyorum....
dağ köyünü aradım...
dolaştım İstanbulu
karış karış taradım...
anlayış bulamadım...
köyümdeki insanın
parası yoktu ama
hep mutluydu daima...
çözemedim nedeni..
rasladım bır adama...
ben tanırdım dedeni
diye haykırdı bana..
dedi Allah aşkına,
onun gibi değilsin...
sivri konuşan dilsin...
köyünden biri varsa..
işte buyursun gelsin....
beni vahşi bir haydut...
yapan yaşama lanet...
düzelirsin diyecek,
birine acık senet....
birisi tutsun beni ,
yada uyutsun beni
alı koysun yazmaktan...
şiir mezarlığına ,
gidecek şiirlerim...
kim bilir okuyanı,
önceden zehirlerim...
hiç farkında olamaz...
bir şemsiye altında,
hiç benimle kalamaz...
nedir beni yazdıran...
isyan edip kızdıran...
üstadı selamladım..
bulunduğum noktayı..
daha iyi anladım
yazmak istemiyorum,
sözçükler ülkesinde
gezmek istemiyorum...
şiir mezarlığını
doldurdu yazdıklarım...
ne anlayanı buldum,
ne kendimi anlattım...
belkide bir çoğunu
kalemimle aldattım...
anlattığım bu insan
sanırım ben olamam...
istenmediğim yerde
bir saniye kalamam...
her zaman söylüyorum
dostluk kazansın diye....
kim ne diyorsa desin..
sözçükler ülkesinin,
onurlu üyesiyim...
ezilmiş ve horlanmış,
sevgilerin sesiyim...
--------------------
daha iyi anladım,
sözcükler ülkesinin
güneşi yıldızısın
silinmez bir yazısın...
ışıklar senden doğar,
sevgi bulutlarından
yerlere yağmur yağar....
yeşillik varlığını
sadece sana borclu...
akdevrim işte hazır,
aranırsa bir suclu...
okumadan yazmadan,
şiir bahcelerinde
kalemimle kazmadan
bu kellemi vurmayın
benden hesap sormayın...
--------------------
anlayabilirmisin,
sessiz cığlıklarımı...
karanlık bir gecede
kaldırımda yürürken...
gönlümün dağlarını
kara duman bürürken...
sokak lambalarıyla
dostluğumu hatırla...
sevdana ihanet yok...
kellemi vur satırla...
yağmurlu bir gecede
kapın vurulabilir...
köşe başında sızan
senden sorulabilir...
bir gazete versende,
serselerdi üstüne...
kar yağdı tipi yagdı
yüreğinde büstüne...
unuttun onu birden
hatırlarmısın nerden...?
gözlerinin içinde
zinçirlere vurulmuş,
bilmem kaç kez sorulmuş...
gariban duygularım...
bir sen diye yorulmuş...
oku verende sensin,
yayı gerende sensin...
bilmiyorum ne yapsam..?
görsem tansiyon dinsin...
ne yazarsam yazayım
sevda ve aşk üstüne...
daha bir toz konmadı
kalbimdeki büstüne...
gün yuvarlanmış gitmiş,
bir koca ömür bitmiş...
özgün sevdandan uzak..
acımasız ve gaddar
kader kurmuş bir tuzak...
nice bedenler vardır..
tuzakda can verirler,
uzakda can verirler...
birden gelen ölümü,
bir kurtuluş görürler....
bırakın ışıkları...
aydınlık olsun yerler...
bana katil mi derler...
bilinmeyeni yazsam...
içimde sevgilere....
kalemle mezar kazsam...
güneşin kacışı var...
bulutların ardına....
ta ki günden bu güne
siteme giremedim...
kendimi göremedim...
zamanla akmaktayım..
kendimi yok edecek....
noktaya bakmaktayım
24 Ekim 2007 Çarşamba
AKDEVRİM ŞİİLER 7
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder